1 комментарий
    18 классов
    Ümit Yaşar Oğuzcan Milyon Kere Ayten Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum Ayten üstüne Saatim her zaman Ayten'e beş var Ya da Ayten'i beş geçiyor Ne yana baksam gördüğüm o Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz Günlerden Aytenertesidir Odur gün gün beni yaşatan Onun kokusu sarmıştır sokakları Onun gözleridir şafakta gördüğüm Akşam kızıllığında onun dudakları Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam Alın tek kat elbisemi size vereyim Cebimde bir on liram var Onu da alın gerekirse Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar Parasızlık da bir şey mi Ölüm bile kötü değil Aytensizlik kadar Ona uğramayan gemiler batsın Ondan geçmeyen trenler devrilsin Onu sevmeyen yürek taş kesilsin Kapansın onu görmeyen gözler Onu övmeyen diller kurusun İki kere iki dört elde var Ayten Bundan böyle dünyada Aşkın adı Ayten olsun. ******************************** Умит Яшар Огузжан Я без ума от Айтен, о, как это чудесно… Пить напитки с ароматом Айтен и напиваться, как прекрасно! Если мне не нравится цвет моря, я наношу немного Айтен, и он становится лучше. Пою песни, пишу стихи об Айтен. Мои часы всегда показывают пять минут до Айтен. Или пять минут после Айтен. Куда ни посмотрю, везде ее вижу. Даже когда закрываю глаза, мне вспоминается Айтен. Если вы спросите меня, какой нынче сезон, то сейчас сезон Айтен. Сегодня день после Айтен. Именно она поддерживает мою жизнь день за днем. Улицы наполнены её ароматом. Это её глаза я вижу на рассвете. А в сумерках ее губы. Не хвалите других женщин в моем присутствии, я обижусь. Если вы собираетесь хвалить Айтен, пожалуйста, садитесь. Вместе выпьем, Айтен, поговорим. Она вам тоже понравится, так же как и мне. Но нет, я ни за что не оставлю Айтен с тобой. Возьми мою рубашку, я отдам его тебе. У меня в кармане десять лир. Возьми и это, если необходимо. Я вспоминаю об Айтен, и мне тепло. Я повторяю ее имя три раза, и чувствую себя сытым. Разве быть без гроша в кармане — это большая проблема? Даже смерть не так ужасна, как потеря Айтен. Пусть затонут все корабли, которые не посетят её! Пусть поезда, которые не проедут мимо, сойдут с рельсов! Пусть сердце, не любящее ее, окаменеет. Пусть закроются глаза тех, кто не видит ее. Да увянут языки, не восхваляющие ее. Дважды два четыре, а в уме Айтен. Отныне в мире Пусть имя любви будет Айтен. Перевод Лола
    3 комментария
    30 классов
    Ирина Вязовая-Быковская "Уже окончен листопад!" — сады кричали. Грядут предвестники зимы, пора печали: Туманов липкая тоска и дождь в оконце, Поэтому внутри себя ищите солнце. Да-да, в заветном уголке, на пыльной полке, Где спрятан первый поцелуй, фонарик с ёлки, Печурки старой уголёк, закат у речки, И брезжит яркий огонёк пасхальной свечки. Зажгись от них, не унывай, забудь ненастье, И так свети до Рождества — лучиной счастья. #Lola#turkce_rusca #siir #поэзия #Турецкий_русский#ИринаВязоваяБыковская
    1 комментарий
    15 классов
    1 комментарий
    5 классов
    1 комментарий
    14 классов
    Меня спросили: «Как дела? Как поживаешь этим летом?» Я целый день вожусь с ответом, Но ни словца не родила. Уже не помню кто спросил, Кому, зачем я отвечаю, Но трепыхаться не кончаю, Хотя уже ни слов, ни сил. Мне бы ответить в двух словах - Мол, как живу? Живу без дела, А жизнь куда-то пролетела, Шепнув мне что-то впопыхах. Лариса Миллер
    1 комментарий
    6 классов
    3 комментария
    7 классов
    ANLAR Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, İkincisinde, daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, Çok az şeyi Ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun bile olmazdı asla. Daha çok riske girerdim. Seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneş doğuşu izler, Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim bir çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan, Gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. Eğer yeniden başlayabilseydim, İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer. Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... ÖLÜYORUM... Jorge Luis BORGES
    2 комментария
    15 классов
    2 комментария
    12 классов
    1 комментарий
    10 классов
Фильтр
00:07
video_2023-10-18_11-11-32
340 просмотров
  • Класс
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.
*************************************
УМИТ ЯШАР ОГУЗЖАН
В глухих темницах ты оставила меня без выхода,
Посреди моря ты оставила меня без паруса,
Ты разрушила все мои убеждения до основания;
Ты оставила меня без себя; ты оставила меня без тебя.
Перевод Лола
Ümit Yaşar Oğuzcan
Milyon Kere Ayten
Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi
Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum
Şiirler yazıyorum Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten'e beş var
Ya da Ayten'i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları
Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li
İki laf ederiz
Onu si
Bekir COŞKUN
Bir kadın gittiğinde...
Kadınlar gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde "yetim-öksüz" kalan çok olur:
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler...
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker "sarıkız".
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde...
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır
Murathan Mungan
Ve sen gittin...
Şimdi bir mevsim değil
koca bir hayat girdi aramıza.
Biliyorum, ne sen dönebilirsin artık,
Ne ben kapıyı açabilirim sana.
Şimdi biz akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan.
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi.
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız.
Ne kalacak bizden?
Bir mektup, bir kart, birkaç satır şiir…
*************************
Муратхан Мунган
И ты ушла…
Теперь между нами пролегли не времена года, а целая жизнь.
Я знаю, что ты уже не вернёшься,
и я не смогу тебе открыть дверь.
Теперь мы словно усталые звёзды,
подмигивающие ушедшему времени.
Как две одинокие звёзды в пустоте,
неспособные дотянуться друг до дру
Cemal SÜREYA
Bir gün aklına gelecek olursam
Bana şiir ısmarla,
Eylül’ü konuşalım…
Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim.
******
Джемаль Сурея
Если однажды ты вспомнишь обо мне
Напиши мне стихи,
Поговорим о сентябре...
Осень - это искусство, все остальное - сезоны.
Перевод Лола
Cemal Süreya
Eylül’dü.
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü.
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim
Показать ещё